Çarşamba, 01 Haziran 2011 22:07

Hangi okul, kaçıncı sınıf?

Yazan 
Geçen yaz Batuhan’ı yaz okuluna götürdüğümde bir anneyle tanışmıştım.

Geçen yaz Batuhan’ı yaz okuluna götürdüğümde bir anneyle tanışmıştım.

3 çocuğu vardı.

Çocuklarımızın havuzda yüzüşünü izlerken son derece güzel bir sohbet içine girmiştik. Çocukların okullarından bahsederken “Üstün yetenek ve Üstün Zeka” konusu açılmış ve bu konudan haberdar iki insan olarak derin sohbetler yapmıştık.

Bu annenin iki çocuğu Üstün Yetenekliydi. Bebekliklerinden beri verilen her şeyi rahatlıkla alan ve daha fazlasını isteyen, anaokulunda akranlarından daha ileri olan çocuklar olunca, okulun isteği ile altı yaşından sonra dünya çapında geçerli bir zeka ölçümleme testi olan WISC-R testi yapılmış ve üstün oldukları belirlenmişti.

Yaşadıkları problemler, sıkıntılar, aldıkları önlemler, çocukları nasıl destekledikleri, eğitimlerini nasıl farklılaştırdıkları konusunda bolca fikir almıştım geçen yaz. Başıma geleceklerin farkındaydım çünkü.

Bu yaz benim de aynı şeylere ihtiyacım oldu.

Birinci sınıfa başlayacak olan Batuhan iki senedir okuyup yazabiliyor, üç haneli sayıları topluyor ve çarpma bölme yapıyor olunca birinci sınıfta ne yapacak sorusu oluştu. Çok sıkılacak ve okuldan soğuyacak, ders çalışma alışkanlığı kazanamayacak ve okulu sevmeyecekti doğal olarak.

Okul seçimi konusunda araştırmalar yaparken görüştüğümüz Prof. Dr. Ümit Davaslıgil bu konunun okulda halledilmesinin daha doğru olduğunu söyledi. Öncelikle WISC-R testi yaptırmamızı istediler ve sonuç Batuhan’ın zeka ve becerilerinin yaşıtlarının çok üstünde olduğuydu. Biz de üstün yetenekli çocuklara eğitim veren kurumların kapısını çalmaya başladık.

Psikologlar, okul müdürleri bizi tebrik ederken, bizim aklımızda tek bir şey vardı. Şimdi ona ihtiyaçlarına uygun eğitimi nasıl sağlayacağız.

Bakın neler bulduk:

1- Üstün zekalı ve yetenekli çocuklar Amerika ve Avrupa’da daha anaokulunda belirlenip desteklenirken, ülkemizde bu konuda neredeyse hiç denecek kadar çalışma var.

2- Dünya Sağlık Örgütü ve Üniversitelerin verilerine göre nüfusun %2 sinin Üstün veya Özel Yetenekli. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2009 yılı verilerine göre Türkiye'de 0-24 yaş arasında 627 bin 481 üstün yetenekli kişi var. Nerede bunlar? KAYIP

3- Üstün yetenekli çocuklara uygun müfredatla eğitim veren tek bir devlet ilkokulu var, o da sadece 12 öğrenci alıyor.

4- Özel okullar üstün yetenekli öğrenciye değer verir burs verir diye düşünüyorsanız, şimdi çok yanıldınız işte, özel okulların çoğunun bu konuyla ilgisi bile yok.

5- Birkaç özel okul üstün yetenekli çocuklar için ileri ve farklı müfredatlı sınıflar açmışlar ama özel okullar ateş pahası, herkes nasıl göndersin.

6- İnsanlar bu konuda inanılmaz cahil, hala “Kafası çalışan çocuk nasıl olsa, çalışır, başarılı olur” düşüncesi hakim. Ki tamamen yanlış! Zeka seviyesi yaşıtlarından geride olan çocuklar nasıl özel eğitime ihtiyaç duyuyorlarsa, üstün zekalı çocuklarda normal eğitim sistemlerinde başarılı olamıyorlar.

7- İnanılmaz ama bazı pedagoglar üstün yetenekli çocukların ihtiyaçlarından bihaber, “Hemen alın önünden eğitim materyallerini, ilkokulda çok zorlanır sonra” diyor. Ve hatta bazı ilkokullar biz yavaşlatırız onu siz hiç merak etmeyin diyor. Bizi dehşete düşürüyorlar!

Şimdi artık Batuhan’ı nasıl bir okula göndereceğiz konusu hakim evde. 3,5 yaşından beri Deha’ya gönderiyordum, o da ben de rahattık. Şimdi ilkokulda onun seviyesinde bir okul bulmam inanılmaz zor. Bir de bunu ona duyurmadan konuşmamız gerekiyor, çünkü bu durumun ona ancak 10 yaşından sonra söylenmesi gerekiyor.

Şimdilik iki görüş üzerinde duruyoruz, ya bir özel okulun üstün yetenekliler sınıfına gidecek ya da ikinci sınıftan başlayacak ki bu benim hiç de istemediğim bir tanesi. Yaşıtlarıyla okusun diye bir yıl beklettikten sonra ikinci sınıfa başlamasını hiç tercih etmiyorum.

Anlayacağınız şu sıra gündem çok karışık.




Yazıları
{citemlist:[orderby:58]}
Banu Erciyes

Eposta Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Comments   

 
0 #6 filiz 2011-06-17 05:10
Merhaba Banu Hanım,anlattığı nız süreci aynen ben de yaşadım.Karar verdiniz mi ne yapacağınıza.Öz el okul benim şartlarımı çok zorluyor ama gerçekten değeceğine inanabilsem zorlayacağım.De hanın müdürünün icra kurulunda bulunduğu Anabilim okulları bu yıl özel eğitime başlıyorlar,mut laka Muhabbet Hanım sizinle paylaşmıştır.Ok ulla görüştünüz mü izlenimleriniz neler,ben yeni bir uygulama olduğu için endişe taşıyorum,bu çocukları aynı sınıfa toplamak sosyal ve psikolojik sorunlar yaratır mı acaba,okulun öğretmenleri ne kadar bu konuda yeterli.Ben acaba sınıf mevcudunun az olduğu bir devlet okuluna mı göndersem acaba diye düşünmeye başladım.Fikirl erinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
Quote
 
 
0 #5 kiyar 2011-06-09 15:16
size fikir olsun diye gazetede okuduğum yazıyı paylaşmak istedim


Ba rış Can Emir 14 yaşında bir \'üniversite\' öğrencisi. İstanbul Çocuk Üniversitesi\'n de \'genetik\' okuyor. Yaşıtları lise sınavlarına hazırlanırken o, bu aşamaların hepsini birden geçmiş. Öyle ki; Barış 3 yaşında okumayı, 4 yaşında yazmayı öğrenir.Daha birinci sınıfta iken kendisine ait ilk internet sitesini yapıp, çocuklar için oyun programları kurar. Toplumda oranının sadece yüzde iki olduğu tahmin edilen üstün zekâlı çocuklar arasında yer alan Barış\'ın potansiyeli çok küçükken fark edilir.

İki buçuk yaşındayken araba plakaları ve reklam panolarını okur. Konuşmaya direkt cümle kurarak başlar. 3 yaşındayken annesinin nörolog arkadaşı keşfeder Barış\'taki cevheri. Doktorun masasındaki reçeteyi okuyunca doktor aileyi uyarır: \"Çocuğunuz üstün zekalı olabilir.\" Sonrasında aile çocuk psikoloğuna götürür Barış\'ı. Henüz küçük olduğu için zekâ testi yapılmaz. Ancak 7-8 yaşındaki bir çocuğun zekâ seviyesine sahip olduğu anlaşılır. Barış ilkokulu devlet okullarından birinde okur. Sonrasında yüzde yüz bursla başlar ortaokula. Barış, geçen sene okulunun web sitesinde İstanbul Çocuk Üniversitesi\'n in çocuklara yönelik üniversite programlarını görür ve hemen başvurur. Burada yapılan zekâ testinde 3 bin kişi içinden en yüksek puanı alan iki kişiden biri olur. Barış, bir yıldır başta genetik olmak üzere; jeoloji, biyoloji ve felsefe gibi birçok bilim dalında ders alıyor.

Barış Can Emir, \"Kimlikler TC kimlik numaralarına göre değil de gen numaralarına göre hazırlanırsa dünyada suç diye bir şey kalmaz.\" diyor. Barış ileride genetik ve yazılım uzmanlığının birleşimi olan \'bio-informati k\' bölümünü Amerika\'da MIT Üniversitesi\'n de okumak istiyor. \"Hayalim kendi birikimlerimle bir yere gelip ülkeme bilim dalında Nobel getirmek.\" diyen minik dâhi, Milli Eğitim Bakanlığı\'nın üstün yetenekli çocuklar için açtığı Bilim ve Sanat Merkezi\'nde de bilgisayar programcılığı, ileri matematik ve müzik dersleri alıyor. Dâhi çocuğun hızlı okuma ve hafıza dallarında da birincilikleri bulunuyor.

Geçen yıl kasım ayında İstanbul Çocuk Üni-versitesi\' nin organizasyonuyl a İsviçre\'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi\'ni (CERN) ziyaret eden Barış, buradan oldukça etkilenmiş. CERN\'ün muazzam bir yer olduğunu ifade eden geleceğin bilim adamı, \"Neden parçacık fiziğiyle ilgilenmiyorum? \" demiş kendi kendine.
Quote
 
 
0 #4 Banu Erciyes 2011-06-08 16:18
Merhaba Semracım,
WISC -R testi 6-16 yaş arası çocuklara uygulanıyor. Bu testi wisc-r zeka testi sertifikası almış psikologlar yapabiliyor. İnternetten araştırabilirsi n veya Türk Psikologlar Derneğine sorabilirsin. RAM larda da test yapılıyor fakat okulun yönlendirmesi gerekiyor sanırım veya Ford Otosan İlköğretim okuluna başvuranlara yapıyorlar.
Test ile ilgili daha fazla bilgiye şu linkten ulaşabilirsin.

http://www.akillibebek.com/ustunzekalilarveyetenekliler/index.php?topic=23.0
Quote
 
 
0 #3 Semra Cengiz 2011-06-03 13:36
Merhaba Banu Hn,
Anlattıkla rınızdan çok etkilendim, umarım Batuhan doğru yönlendirmelerl e bu yeteneğini avantaja dönüştürür. Neyse ki sizin gibi bilinçli bir annesi var. En doğru kararı vereceğinizden eminim...
Mera k ettiğim bir şey var: Bahsettiğiniz testi nerede yaptırdınız? Önemli bir test olduğundan bu konuda uzman olan bir yerde yaptırmak gerekir diye düşünüyorum.Biz ler için de yönlendirici olması açısından bizimle paylaşabilir misiniz?
Sevgi yle kalın...
Quote
 
 
0 #2 Banu Erciyes 2011-06-03 01:54
Merhaba Esra,

Bu çok hassas ve zor bir konu. Her çocuk başka biliyorsun, o yüzden çok çekiniyorum birşeyler söylerken. Ben sana bizim durumumuzu anlatayım daha yardımcı olur belki.

Batuh an iki yaşında renkler, şekiller, sayılar, alfabe vb bir çok şeyi öğrenmişti. Gelişimi akranlarından ileriydi. Böyle olunca okula başlattık onu 2 yaş 3 aylıkken. Okulda sadece oyun oynattıkları için bir süre sonra sıkılıp azgınlık yapmaya başladı.

3,5 yaşına kadar 3-4 okul değiştirdim ama hiçbiri onu tatmin etmedi. Sonunda Deha'yı buldum. Deha'da Batuhan parıldadı resmen. Deneyler, matematik, uzay, insan vücudu, genler ne isterse vardı. Ama tabi oyun da vardı, faaliyette, drama da. Çok mutlu oldu orada. Evet, biz de çok eleştiri aldık onu böyle ileri eğitim veren bir okula gönderdiğimiz için ama benim bildiğim tek bir şey vardı. Çocuğumun ihtiyacı buydu.

Şu söz çok iyi açıklıyor durumu aslında:

Çocuk eğer soruyorsa, cevabı için hazırdır!

On un merakını hiç cevapsız bırakmadım, asla zorlamadım, ilkokulda zorlanır sonra sözüne kanıp elinden, önünden eğitici materyalleri almadım, istiyorsa ihtiyacı vardır diye düşündüm hep.

Ve şunu aklımdan çıkarmadım hiç, 3-4 yaşında bir çocuğu eğer kendisi istemiyorsa, satrancın başında tutamazsın, zorla belgesel izletemezsin, zorla matematik öğretemezsin, zorla okutamazsın. Patlar, tepki verir, istemez, kaçar.

Bu konuda okul müdürümüz bize şöyle demişti; "Ne kadar çok verirsen ver, her çocuk almıyor!"

Te stini altı yaşından sonra yaptırdık. Sebebi de okul içindi. Bu tip çocuklar normal müfredatlı okullarda çok sıkıntı yaşayabiliyorla r, bu durumun belirlenmesi bu sıkıntıları ortadan kaldırmasa da etkilerini hafifletebilir belki. Devlet okuluna dahi göndersem testini öğretmen ve okuluna verip hem ona daha uygun davranmalarını sağlayabilir, hem de seviyesine uygun müfredat uygulamalarını isteyebilirim. Tabi ne kadar etkili oluruz, hiç bilmiyorum.

Burak'ın yaşı çok küçük testler için, ancak belki şöyle yapabilirsin. Hafta sonu görüştüğüm bir anne bahsetmişti bu şekilde yaptığından. Kızı okulda yapılan faaliyetlerden sıkıldığı için okulda ona bunları değil daha karmaşık şeyler yaptırmalarını rica etmiş. Tabi her okul bunu kabul eder mi bilmiyorum.

Ya da sen evde desteklemeye çalışabilirsin elinden geldiğince, sonuçta öyle veya böyle bir okula gitmeli çocuklarımız.

Bir de günlük tutabilirsin yaptıkları konusunda, sonradan değerlendirme sırasında yardımcı olur sana.

Bu konuda bana mailimden de yazabilirsin.

Sevgileriml e
Quote
 
 
0 #1 esra güneş konak 2011-06-02 14:07
öncelikle tebrik ederim sizi. özel yetenekli çocuğa sahip olmak çok özel, bir o kadarda zor. benim oğlum şuan 41 aylık, tam 3,5 yaşında... 1 yaşından beri tüm renkleri biliyor. 2 yaşşından beri 2 haneli sayıları ve alfabeyi biliyor. şuan heceleri birleştirme çabasında. sanırım 1 yıla sökecek okumayı. kelime dağarcığı geniş, konuşması çok düzgün. anne baba oarak onu destekliyoruz, ama asla baskı ve zorlama yapmıyoruz. algısı açık. ancak ben çok endişeliyim. oğlum kreşe başladı 6 ay önce. sınıftan önde ve çok hareketli olduğundan zaman zaman uyum problemi yaşıyoruz. burak sıkılıyor okulda. izmitte özel çocuklara uygun bir eğitim kurumu yok. oğlumun yanlış yönlendirilip, körelmesinden korkuyorum. ne yapmalı, nasıl davranmalı. lütfen yardımcı olun.. çevremdekiler bizi size dememişmiydik çok şey öğretmeyin diye söyleniyorlar.. .hiç zeka testi yaptırmadık. yaptırmalımıyız ...şimdiden teşekkürler...
Quote
 

Add comment


Security code
Refresh